1. GİRİŞ
Oturum izni, Türk Hukuk sisteminin yabancılara Türkiye’de yasal olarak kalabilmelerine hukuki olanak tanıyan idari bir işlemdir. Türk hukukunda oturum iznine ilişkin temel düzenleme, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’dur. 11 Nisan 2014 tarihinde yürürlüğe giren bu Kanun, Türkiye’de bulunduğu süre zarfı içerisinde ülkeye giriş -çıkışı başta olmak üzere yabancıları ilgilendiren birçok hukuki usul ve uygulamaları kapsamaktadır.
Kanun’un uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik ile belirlenmiştir. Düzenlenen yönetmelik kapsamında yabancılara ilişkin Oturum İzni işlemleri, Göç İdaresi Başkanlığı ve İl Göç İdaresi Müdürlükleri tarafından yürütülmektedir. Oturum izninin hukuki niteliği, türleri, başvuru şartları ve hukuki prosedürlerine değinecek olursak;
2. OTURUM İZNİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GENEL ESASLAR
Oturum izni ile Türkiye’de bulunmak isteyen yabancıya, vize veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden daha uzun bir süre Türkiye’de kalma hakkı tanınmaktadır. 6458 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca, Türkiye’de vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da doksan günden fazla kalacak yabancıların ikamet izni almaları zorunludur. Dolayısıyla oturum izni, yabancının Türkiye’de hukuka uygun olarak bulunabilmesinin temel şartlarından birini oluşturmaktadır. Kanun koyucunun oturum iznine ilişkin düzenlemiş olduğu işbu madde kapsamında bir yabancının Türkiye’de oturum iznine başvurması adına yabancının ülkeye daha önceden giriş çıkış yapmış olması gibi zaruri bir şart olmadan da oturum iznine başvurabilir. Zira Kanun’un 21. maddesi, ikamet izni başvurularının yabancının vatandaşı olduğu veya yasal olarak bulunduğu ülkedeki konsolosluklara yapılacağını hükme bağlamaktadır. Ancak belirli hallerde Türkiye içinden de başvuru yapılabilmektedir. Bu istisnai haller arasında uzun dönem ikamet izni başvuruları, aile ikamet izni başvuruları, insan ticareti mağdurları için verilen ikamet izni başvuruları ve insani ikamet izni başvuruları sayılabilir. Ayrıca ikamet izni süresinin uzatılması başvuruları da Türkiye içinden yapılmaktadır. Fakat belirtilen bu hususlar kapsamında kanun koyucunun özellikle önem verdiği asıl unsurun yabancının ülkeye yasal yollar ile giriş ve çıkış yapması şartıdır. Zira ülkeye kaçak yollar ile giriş sağlayan ya da deport edilen yabancının oturum izni alması hukuken mümkün değildir.
Yabancının ülkeye yasal yollar ile girmiş olması da oturum izni başvurularının değerlendirilmesindeki tek unsur değildir. Bu kapsamda
- Başvuranın geçerli bir pasaport veya pasaport yerine geçen belgeye sahip olması,
- Türkiye’ye giriş yasağının bulunmaması,
- Genel sağlık ve kamu güvenliği açısından tehlike oluşturmaması
- Talep edilen ikamet izni türüne özgü şartları taşıması
Şartları aranmaktadır. İkamet izni, altmış günü aşmamak üzere ikamet izni süresinin bitiminden önceki başvurularda, başvuru sonuçlanıncaya kadar ikamet izni olarak kabul edilmektedir.
a) Kısa Dönem İkamet İzni
Kısa dönem ikamet izni, 6458 sayılı Kanun’un 31. maddesinde düzenlenmiş olup, ilk başvurularda 1 yıl, oturum iznini uzatmaya ilişkin başvurularda ise en fazla iki yıllık süreler halinde verilebilmektedir. Bu izin türü, farklı amaçlarla Türkiye’de kalmak isteyen yabancılara yönelik olarak tasarlanmıştır.
- Bilimsel Araştırma ve Eğitim
- Tedavi ve sağlık
- İnsani Nedenler
- Turizm
- Ticari
- Aile Bağı
Şeklinde sebeplerine dayanarak Türkiye’de yabancılar kısa dönem ikamet izni alabilmektedir.
b) Aile İkamet İzni
Aile ikamet izni, Kanun’un 34. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, Türk vatandaşlarının veya ikamet izinlerinden birine sahip yabancıların yabancı eş, reşit olmayan yabancı çocuk ve bağımlı yabancı çocuklarına verilmektedir. Bu izin türü, aile birliğinin korunması ilkesinin bir yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır. Aile ikamet izni süresi, destekleyicinin ikamet izni süresini aşamamakta olup her defasında en fazla üç yıla kadar verilebilmektedir.
Ayrıca aile ikamet iznini destekleyecek kişinin, aile düzenine karşı işlenen suçlardan herhangi birinden hüküm giymemiş olması gerekmektedir. Birden fazla eşi bulunan destekleyicinin eşlerinden yalnızca birine aile ikamet izni verilmekte, ancak diğer eşlerden olan çocuklara aile ikamet izni verilebilmektedir.
Aile ikamet izni alarak Türkiye’de en az üç yıl kalan yabancılara, on sekiz yaşını tamamlamaları kaydıyla kısa dönem ikamet izni verilebilmektedir. Türk vatandaşı ile evli olan yabancıların boşanması halinde ise en az üç yıl aile ikamet izniyle kalmış olmaları şartıyla kısa dönem ikamet izni verilebilmektedir. Ancak aile içi şiddet nedeniyle mağdur olduğu ilgili mahkeme kararıyla sabit olan yabancılar için bu süre şartı aranmamaktadır.
c) Öğrenci İkamet İzni
Öğrenci ikamet izni, Kanun’un 38. ve 39. maddelerinde düzenlenmiş olup, Türkiye’de bir yükseköğretim kurumunda ön lisans, lisans, yüksek lisans ya da doktora öğrenimi görecek yabancılara verilmektedir. Öğrenci ikamet izni, öğrenim süresi boyunca birer yıllık sürelerle verilebilmektedir. Öğrenci ikamet izniyle Türkiye’de bulunan yabancı, iznin veriliş amacı dışında bir çalışma izni almadıkça Türkiye’de çalışamamaktadır. Bu düzenleme, özellikle Türkiye’de bulunan yabancı ailelerin çocuklarının eğitim haklarının korunması bakımından önem taşımaktadır. Öğrenci ikamet izni başvurularında, yabancının bir öğretim kurumuna kabul edilmiş olması, yeterli maddi imkâna sahip olması ve geçerli sağlık sigortasının bulunması aranmaktadır.
d) Uzun Dönem İkamet İzni
Uzun dönem ikamet izni, 6458 sayılı Kanun’un 42. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, Türkiye’de kesintisiz en az sekiz yıl ikamet izniyle kalmış olan veya Göç Politikaları Kurulunun belirlediği şartlara uyan yabancılara verilmektedir. Bu izin türü, süresiz olarak düzenlenmekte olup yabancılara Türk vatandaşlarına tanınan haklara yakın bir statü sağlamaktadır. Uzun dönem ikamet iznine sahip yabancılar, askerlik yapma yükümlülüğü, seçme ve seçilme hakkı, kamu görevlerine girme hakkı, muaf olarak araç ithal etme ve gümrük mevzuatına tabi haklar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanabilmektedir.
Uzun dönem ikamet izni başvurularında aranan şartlar şunlardır:
- Kesintisiz en az sekiz yıl ikamet izniyle Türkiye’de kalmış olmak,
- Son üç yıl içinde sosyal yardım almamış olmak,
- Kendisi veya varsa ailesinin geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olmak,
- Geçerli sağlık sigortasına sahip olmak
- Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından tehdit oluşturmamak.
Her ne kadar başvuruda bulunacak yabancının yukarıdaki şartlar sağlamış olsa da yabancının Mülteci, şartlı mülteci, ikincil koruma statüsü sahibi, insani ikamet izni sahibi veya geçici koruma kapsamında olması durumunda uzun dönem ikamet izni başvurusunda bulunamamaktadır.
Kesintisiz ikamet süresinin hesabında, Türkiye dışında geçirilen sürelerden bir defada altı ayı veya toplamda bir yılı geçenler ikamet süresinin hesabında dikkate alınmamaktadır. Bu düzenlemedeki asıl amacın, uzun dönem ikamet izni statüsünün Türkiye ile gerçek ve sürekli bir bağ kurmuş yabancılara verilmesidir.
e) İnsani İkamet İzni ve İnsan Ticareti Mağdurları İçin İkamet İzni
İnsani ikamet izni, Kanun’un 46. maddesinde düzenlenmiş olup, olağanüstü durumların varlığında ikamet izni şartlarından bir veya birkaçını taşımayan yabancılara Göç İdaresi Başkanlığının onayıyla valiliklerce verilebilmektedir. Bu izin türü, çocuğun yüksek yararının korunması gereken hallerde, haklarında sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı alındığı hâlde yabancıların Türkiye’den çıkışları yaptırılamadığında ya da Türkiye’den çıkışları makul veya mümkün görülmediğinde, sınır dışı etme kararı alınmayan yabancılara, yargısal süreçler nedeniyle Türkiye’de kalmasının gerekli görüldüğü hallerde, tedavi süresince Türkiye’den ayrılması uygun görülmeyen yabancılara ve olağanüstü durumlarda verilebilmektedir. Lakin insan ticareti mağduru yabancılar belirtilen madde kapsamına girmemektedir. İnsan ticareti mağdurları için ikamet izni ise Kanun’un 48. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir. Bu izin, insan ticareti mağduru olduğu veya olabileceği yönünde kuvvetli şüphe bulunan yabancılara, mağdur destek sürecinin yürütülebilmesini teminen valiliklerce verilen otuz günlük ikamet iznidir. Bu süre zarfında mağdurların, güvenlik ve barınma ihtiyaçları karşılanmakta, psikolojik, fiziksel ve hukuki destek sağlanmaktadır. Mağdur destek sürecinin devam ettiği hallerde ikamet izni altışar aylık sürelerle uzatılabilmekte olup mağdurun güvenliği, sağlığı veya özel durumu nedeniyle bu süre uzatılabilmektedir.
3. SONUÇ
Türk hukukunda oturum izni müessesesi, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile kapsamlı bir şekilde düzenlenmiş olup yabancıların Türkiye’de hukuka uygun olarak kalabilmelerinin temel şartlarından birini oluşturmaktadır. Kanun, farklı amaç ve ihtiyaçlara yönelik olarak kısa dönem ikamet izni, aile ikamet izni, öğrenci ikamet izni, uzun dönem ikamet izni, insani ikamet izni ve insan ticareti mağdurları için ikamet izni olmak üzere çeşitli izin türleri öngörmüştür. Her bir izin türü, kendine özgü şartları, prosedürleri ve sonuçları ile farklılıkları bulunmaktadır.
Uygulamada, ikamet izni başvurularının doğru bir şekilde yapılması, gerekli belgelerin eksiksiz sunulması ve sürelere uyulması büyük önem taşımaktadır. Süresi içinde yenilenmeyen veya uzatılmayan ikamet izinleri, yabancının yasadışı konumda kalmasına ve sınır dışı etme işlemlerine maruz kalmasına yol açabilmektedir.
Son olarak belirtmek gerekir ki, oturum izni başvurularında ret kararlarına karşı idari yargı yoluna başvurulması mümkündür. İdare mahkemelerinde açılacak iptal davalarında, idarenin takdir yetkisinin sınırları, başvuranın haklı beklentileri ve ölçülülük ilkesi gibi idare hukuku prensipleri dikkate alınmaktadır.
Bu dokümanda yer alan tüm içerik, tasarım ve materyallerin telif hakkı R&S Hukuk ve Danışmanlık’a aittir. Yazılı izin olmaksızın kısmen veya tamamen çoğaltılamaz, dağıtılamaz veya değiştirilemez.